Elektromanyetik Radyasyon Ölçümü

Elektromanyetik Radyasyon Ölçümü


Gsm baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik alan şiddetinin evinizdeki, iş yerinizdeki etkisinin ölçümünü profesyonel olarak, uluslararsı standartlara uygun olarak yapıyor ve sonuçları rapor şeklinde sizlere sunuyoruz. Yalam alanızdaki göreceli olası yüksek elektromanyetik alan şiddetine maruz kalan alanlarda nasıl değerleri azaltabileceği konusunda size danışmanlık hizmeti sunuyoruz.

Tel: 216 415 80 87

İş Başvurusu

10 Ağustos 2006

Nobel Edebiyat Ödülünü Kazananların Listesi

2006 Orhan Pamuk
2005 Harold Pinter
2004 Elfriede Jelinek
2003 J.M. Coetzee
2002 Imre Kertész
2001 V.S. Naipaul
2000 Gao Xingjian
1999 Günter Grass
1998 José Saramago
1997 Dario Fo
1996 Wislawa Szymborska
1995 Seamus Heaney
1994 Kenzaburo Oe
1993 Toni Morrison
1992 Derek Walcott
1991 Nadine Gordimer
1990 Octavio Paz
1989 Camilo José Cela
1988 Naguib Mahfouz
1987 Joseph Brodsky
1986 Wole Soyinka
1985 Claude Simon
1984 Jaroslav Seifert
1983 William Golding
1982 Gabriel García Márquez
1981 Elias Canetti
1980 Czesław Miłosz
1979 Odysseus Elytis
1978 Isaac Bashevis Singer
1977 Vicente Aleixandre
1976 Saul Bellow
1975 Eugenio Montale
1974 Eyvind Johnson, Harry Martinson
1973 Patrick White
1972 Heinrich Böll
1971 Pablo Neruda
1970 Alexander Solzhenitsyn
1969 Samuel Beckett
1968 Yasunari Kawabata
1967 Miguel Ángel Asturias
1966 Samuel Agnon, Nelly Sachs
1965 Mikhail Sholokhov
1964 Jean-Paul Sartre
1963 Giorgos Seferis
1962 John Steinbeck
1961 Ivo Andric
1960 Saint-John Perse
1959 Salvatore Quasimodo
1958 Boris Pasternak
1957 Albert Camus
1956 Juan Ramón Jiménez
1955 Halldór Laxness
1954 Ernest Hemingway
1953 Winston Churchill
1952 François Mauriac
1951 Pär Lagerkvist
1950 Bertrand Russell
1949 William Faulkner
1948 T.S. Eliot
1947 André Gide
1946 Hermann Hesse
1945 Gabriela Mistral
1944 Johannes V. Jensen
1943 Ödül bu sene kimseye verilmemiştir.
1942 Ödül bu sene kimseye verilmemiştir.
1941 Ödül bu sene kimseye verilmemiştir.
1940 Ödül bu sene kimseye verilmemiştir.
1939 Frans Eemil Sillanpää
1938 Pearl Buck
1937 Roger Martin du Gard
1936 Eugene O'Neill
1935 Ödül bu sene kimseye verilmemiştir.
1934 Luigi Pirandello
1933 Ivan Bunin
1932 John Galsworthy
1931 Erik Axel Karlfeldt
1930 Sinclair Lewis
1929 Thomas Mann
1928 Sigrid Undset
1927 Henri Bergson
1926 Grazia Deledda
1925 George Bernard Shaw
1924 Wladyslaw Reymont
1923 William Butler Yeats
1922 Jacinto Benavente
1921 Anatole France
1920 Knut Hamsun
1919 Carl Spitteler
1918 Ödül bu sene kimseye verilmemiştir.
1917 Karl Gjellerup, Henrik Pontoppidan
1916 Verner von Heidenstam
1915 Romain Rolland
1914 Ödül bu sene kimseye verilmemiştir.
1913 Rabindranath Tagore
1912 Gerhart Hauptmann
1911 Maurice Maeterlinck
1910 Paul Heyse
1909 Selma Lagerlöf
1908 Rudolf Eucken
1907 Rudyard Kipling
1906 Giosuè Carducci
1905 Henryk Sienkiewicz
1904 Frédéric Mistral, José Echegaray
1903 Bjørnstjerne Bjørnson
1902 Theodor Mommsen
1901 Sully Prudhomme


"Google Osman"

25 Temmuz 2006

Dünyanın en yoğun metroları

Yılda taşıdıkları yolcu sayıları kıyaslandığında en yoğun metro hattı Moskova'ya ait. En ünlü metrolardan olan Moskova metrosu yılda 3.2 milyar yolcu taşıyor. Resimlerde Moskova metrosunda seyahat ederken bir müzeyi aratmayan şahane sanatsal tasarımları görüyorsunuz.




Moskova 3.2 milyar yolcu/yıl
Tokyo 2.7 milyar yolcu/yıl
Seul 1.6 milyar yolcu/yıl
Mexico City 1.3 milyar yolcu/yıl
New York 1.3 milyar yolcu/yıl
Paris 1.2 milyar yolcu/yıl
Osaka 957 milyon yolcu/yıl
London 886 milyon yolcu/yıl
Hong Kong 798 milyon yolcu/yıl
St. Petersburg 784 milyon yolcu/yıl

DÜNYA RAYLI TOPLU TAŞIM SERÜVENİ
Londra'da 1863 yılında hizmete giren, buhar gücü ile çalışan Metropolitan Line sistemi, dünyada şehir içi toplutaşımda trenlerin kullanıldığı ilk metro sistemidir. Elektrik enerjisi ile çalışan ilk raylı toplutaşım sistemi de 1890 yılında yine Londra'da işletmeye açılan sistemdir. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Metrolar, bir taşıma sistemi olarak şehirlerde yer almaya başlamıştır.
Dünyadaki tam otomatik ilk metro, San Francisco'da 1976 yılında faaliyete geçen BART İşletmesidir. İlk sürücüsüz araç işletmesi, Fransa'da Lille kentinde işletmeye alınmış, ikincisi Kanada'nın Vancouver şehrindeki SkyTrain İşletmesi olmuştur. 1986 yılında işletmeye açılan SkyTrain İşletmesi Franser Nehrinin üzerindeki 0.6 km. uzunluğundaki asma köprüden geçişiyle de dünyadaki en uzun köprü geçişli raylı taşım olma özelliğini taşımaktadır.
Newyork Metrosu; 463 istasyon 6273 araçlık filo, Paris Metrosu; 35 binin üzerinde personel, Londra Metrosu; 410 km. hat uzunluğu, Moskova Metrosu; en fazla yolcu taşımasıyla kendi alanlarında öncü durumundadırlar.

Türkiye'nin ilk metrosu, aynı zamanda dünyanın üçüncü yeraltı metrosu, İstanbul'daki Beyoğlu'yla Galata'yı birbirine bağlayan tünelde yapılan sistemdir. 30 Haziran 1871'de başlayan tünel kazısı 3.5 yıl sürmüş 5 Aralık 1874 yılında bitmiş, 1875 yılında sistem hizmete açılmıştır. 626 m. uzunluğunda 6.60 m. genişliğinde olan tünelde günde 25.000 yolcu taşınmıştır.

"Google Osman"

Fenerbahçeli Alex De Souza'dan futbol şov

Fenerbahçeli Alex De Souza'nın attığı mükemmel golü izleyin!




Futbol cambazı Alex De Souza'nın şovlarını içeren güzel bir derleme.



"Google Osman"

24 Temmuz 2006

Istanbul'un en güzel fotoğrafları

Kadıköy'den Eminönü'ne vapurla geçerken çektiğim bu resimde Haliç'ten gelen vapurun gün batımındaki muhteşem görüntüsü var. Resimlerin üzerine tıklayarak büyüleyici İstanbul manzaralarına daha yakından bakın.




Sultanahmet, Ayasofya ve güneşin mükemmel birlikteliği...





Anadolu yakasından Avrupa'ya bakış.






"Google Osman"

Neyzen Tevfik şiirleri ve hayatı

Neyzen Tevfik'in yaşam öyküsü:

Tam adı Tevfik Kolaylı'dır. 14 Haziran 1879 tarihinde Bodrum'da doğdu, 28 Ocak 1953 tarihinde İstanbul'da öldü. İlköğrenimini Bodrum'da gördü. İzmir İdadisi'ni bitirmeden ayrıldı. Kendi kendini yetiştirdi; Farsça öğrendi, İzmir Mevlevihanesi'ne, İstanbul'da Galata ve Kasımpaşa Mevlevihanelerine gitti. Fatih Medresesi'nde dört yıl okudu. Bektaşi tarikatına girerek Sütlüce Tekkesi şeyhi Münir Baba'ya bağlandı. Bir süre Mısır'da yaşadı. Eşref'ın çıkardığı Deccal dergisindeki II.Abdülhamit'i yeren bir şiiri nedeniyle gıyabında idama mahkum edildi. İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla İstanbul'a döndü.

Ney çalmadaki ve şiir okumada ustalığı ile sözünü esirgemezliği haklı ve yaygın bir ün kazandırdı. Toplumsal kural ve baskıları takmayarak ilginç yaşantısını her dönemde sürdürdü. Sürekli içki içtiği için, zaman zaman akıl hastanesinde bağımlılık sağaltımı gördü. Nef'i ve Eşref'ten sonra Türk Edebiyatında taşlama türünün üçüncü önemli temsilcisi kabul edilir. Baskıyı, yobazlığı, din-mezhep ayrımcılığını, insanlar arasında eşitsizliği, çıkarcı politikacıları, çağdaşlaşma adına girişilen yararsız özentili davranışları kınamış; inanç özgürlüğünü, kadın haklarını savunmuştur. Yaşamın acılarını, toplumdaki bozuklukları, haksızlıkları konu edindiği hicviyeleri dillerde ve gönüllerde yer etmiştir.

Neyzen Tevfik'in bazı şiirlerini aşağıda okuyabilirsiniz.


KOŞMA

Dudağında yangın varmış dediler,
Tâ ezelden yayan koşarak geldim.
Alev yanaklara sarmış dediler,
Sevdâ seli oldum; taşarak geldim.
Kapılmışım ak oduna bir kere,
Katlanırım her bir cefâya, cevre
Uğraya uğraya devirden devre
Bütün kâinatı aşarak geldim.
Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü.
Ben gönlümü sana verdim götürü.
Sana meftûn olduğumdan ötürü
Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim.


DÖRTLÜKLER

Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! dediler...
Künyeni almak için, partiye ettim telefon,
"Bizdeki kayda göre, şimdi o meb'us!" dediler...
*
Kim demiştir kanun alınmıştır ayak altına,
Böyle bir halin vukuunda hamiyyet çiğnenir.
Devleti yolsuz görenler halt eder bir beldede,
Kaldırım olmazsa kanun-ı hükûmet çiğnenir.
*
Felsefemdir kitab-ı imânım,
Taparım kendi rûhumun sesine.
Secde eyler hâkikatim her ân,
Kalbimin âteş-i mukaddesine.
*
Gözünü aç daha meydan var iken,
Dizginin canbaz elinde Neyzen!
Girmedim ya kapısından baktım,
Cennet'i at pazarı sandım ben.
*
Bî-namaz deyip beni Hak'dan uzak gören,
Sığmaz senin hayâline mihrâb ü mübrem.
Sen sade beş vakitte ararsın Allahını,
Ben her zaman onunla emîn ol beraberim.
*
Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden,
Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü.
Kara bir kinle taassub pusudan çıktı yine,
Yurdu şâhâne cehâlet yeni baştan bürüdü.


İKİLİKLER

Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti,
Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti!
*
Kâbe'den maksat varmaktır yâra,
Kör gibi tapınma kuru duvara.
*
Mey'de Bektâşi göründüm, Ney'de oldum Mevlevî,
Meşrebim Mollâ-yi Rûmî, mezhebim Bektâşidir
*
Üstüne alma fakat dinle samur kürkçüyü sen,
Nasıl olsa kabahat sahibini terk etmez.


ABDÜLHAMİD'İN AĞZINDAN BİR NUTK-I HÜMÂYUN

Kal'a-i âsâr-ı zulme verdim istihkâm-ı tam
Ettim istibdad ile tarihe ibka-ı nâm
Öyle tarsîn eyledim olsa cihan zir ü zeber
Attığım üss-i mezâlim haşre dek eyler devam
Ben o cellâdım, vatanda açtığım her yârenin
İltihâbı bir zaman etmez kabul-i iltiyâm
Nerde Cengiz, Engizisyon, nerde Haccac ü Yezid,
Nerde Timur, Hülâgû, nerde ecdâd-ı izâm
Nerdedir Şeddâd ü Nemrûd, nerdedir Ad-u Semûd
Her cihetçe zâlimân-ı dehre ben oldum imâm
Ben ölürsem mülk-ü millet bitmeden volkan gibi
Ka'r-ı lâhdimden tüter eflâka dûd-i intikam!
Ol kadar ezdim şu miskin milleti ki etmesin
Fasl-ı dâvâ eylemek'çün rûz-i mahşerde kıyâm!


"Google Osman"

Formula G'nin şampiyonu İTÜ!

İSTANBUL PARK'ta ŞAMPİYON ARIBA! İTÜ Güneş Arabası Ekibi (GAE)' den bir DUBLE daha ! Finale kalan 18 takımın yarıştığı 22 Temmuz'daki Formula G 2006 İstanbuk Park etabında aralarında şampiyonluk yarışı yapan Arıba ve Arıba II en iyi tur zamanlarıyla 1.lik ve 2.lik derecelerini alarak, grup yarışındaki başarılarını finalde de sergilediler ve ARIba şampiyon, ARIba II ise 2. oldu. Rakiplerine açık ara fark atarak şampiyon olan Arıba'lar İTÜlüler'e büyük bir zafer sevinci yaşattı. Yarış sonrasında ilk önce 3. olarak yarışı bitiren ODTÜ-TEK aracı ise ceza alarak 4. olurken Yıldız Teknik Üniversitesi'nin aracı Barracuda 3. oldu.





İzmir pistinin şampiyonu da İTÜ!

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi ile İzmir Otomobil Kurumu tarafından üniversite öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen ve 6-9 Temmuz 2006 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilen “Güneş Arabaları Yarışı – Formula G”de İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) güneş enerjili taşıtları ARIBA 1 birinci, ARIBA 2 üçüncü oldu. İzmir Yarış Pisti’nde gerçekleştirilen yarışa çeşitli üniversitelerinden toplam 31 ekip katıldı. Sıralama turlarından sonra 9 Temmuz Pazar günü yapılan finallerde Ege Kupası İTÜ’nün olurken, Sakarya Üniversitesi de ikinciliği aldı.
Formula G'de ağırlıkları 150-300 kg. arasında değişen araçlar yarışıyorlar. Bu araçlar tamamen güneş enerjisinin depolanmasıyla şarj olan elektrik gücüyle saatte 100 km’nin üzerine çıkabilmekte ve bir ekip çalışması sonucu üretilmektedirler.
2004 yılında TÜBİTAK’ın çağrısıyla başlatılan organizasyonun ilk yarışı geçtiğimiz yıl Formula 1 pistinde yapılmıştı.



"Google Osman"

14 Temmuz 2006

Rodin Kimdir?

Rodin Kimdir?

Paris'te 12 Kasım 1840 tarihinde doğan François-Auguste-René Rodin, La Petite École (Küçük Okul) isimli Özel Desen ve Matematik Okulu'na girdiğinde heykeli keşfetti ve desen becerisini geliştirmeye başladı.1864'te ilk atölyesini tuttu ve 20 yaşındaki Rose Beuret'yle tanıştı. 1871'de Belçika'da ilk kez yapıtlarını sergiledi. Gerçek boyutlu bir insan bedeni çalışması olan ve eseri tamamladıktan birkaç ay sonra Tunç Çağı adını verdiği bronz heykeline 1875'te başladı. 1882'de ise Adem, Havva ve Düşünen Adam adlı figürlerini yaptı. Bir süre sonra sevgilisi, daha sonra da en büyük rakibi olacak Camille Claudel'le tanıştı. 1883'te Victor Hugo büstünü yaptı, iki yıl sonra Calais Belediyesi, Calais Burjuvaları anıtını ısmarladı. Ertesi sene Öpüşme'yi yaptı. 1888'de devlet, Uluslararası Sergi için Öpüşme'nin mermerini ısmarladı. 1889'da empresyonizmin öncülerinden Fransız ressam Claude Monet'yle birlikte sergi açtı. 1895'te Meudon'daki Villa des Brillants'ı satın alarak resim ve antik heykel koleksiyonunu oluşturmaya başladı. 1900'de, Uluslararası Sergi vesilesiyle Paris'teki Alma Meydanı'nda yer alan pavyonda,


1902'de ise Prag'da büyük sergi açtı. 1904'te alçıdan yapılmış büyük boy Düşünen Adam heykeli ilk kez Londra'daki International Society'de, bronz versiyonu ise Salon de Paris'de sergilendi. Düşünen Adam 1906'da Panthönüne yerleştirildi. Fransa Ulusal Meclisi, arka arkaya yaptığı üç bağışla koleksiyonlarını devlete bırakan sanatçının anısına, Biron Konağı'nı Rodin Müzesi yapma kararı aldı. 29 Ocak 1917'de Rodin ve Rose Beuret evlendi. Rose, 14 Şubat'ta yaşama veda etti. Aynı yıl, 17 Kasım'da ölen Rodin, Meudon'daki Villa des Brillants'ın bahçesine, Rose'un yanına gömüldü. Mezarlarının başında bir Düşünen Adam heykeli yer alıyor.


Yukarıdaki resimde ünlü Rodin'in ünlü "Düşünen adam" heykeli görüyoruz. Orjinalinin boyutları 71,5 x 40 x 58 cm'dir.
Sol alt köşedeki resimde Cehennemin Kapısı, Adem ve Havva heykellerini görüyoruz.

Kaynak: Sabah

"Google Osman"

Ülkelerin askeri harcamaları

Askeri harcamalar bakımından ülkeler sıralandığında Amerika yine açık ara önde. Türkiye de askeri harcamalar da dünyanın önde gelen ülkeleri arasında. Rusya ve Güney Kore gibi ülkelerin askeri harcamaları hakkında bilgi alınamadığı için listede bu ülkeler yer alamıyor.



1 ABD $ 518,100,000,000 2005 yılı
2 Çin $ 81,470,000,000 2005 yılı
3 Fransa $ 45,000,000,000 2005 yılı
4 Japonya $ 44,310,000,000 2005 yılı
5 İngiltere $ 42,836,500,000 2003 yılı
6 Almanya $ 35,063,000,000 2003 yılı
7 İtalya $ 28,182,800,000 2003 yılı
8 Güney Kore $ 21,050,000,000 2005 yılı
9 Hindistan $ 19,040,000,000 2005 yılı
10 S. Arabistan $ 18,000,000,000 2002 yılı
11 Avustralya $ 17,840,000,000 2005 yılı
12 Türkiye $ 12,155,000,000 2003 yılı
13 Brezilya $ 9,933,000,000 2005 yılı
14 İspanya $ 9,906,500,000 2003 yılı
15 Kanada $ 9,801,700,000 2003 yılı
16 İsrael $ 9,444,000,000 2005 yılı
17 Hollanda $ 9,408,000,000 2004 yılı
18 Tayvan $ 7,923,000,000 2005 yılı
19 Meksika $ 6,062,000,000 2005 yılı
20 Yunanistan $ 5,890,000,000 2004 yılı





Kaynak: CIA World Fact Book

"Google Osman"

13 Temmuz 2006

Eski Hagia Sophia yeni Ayasofya

AYASOFYA
Ayasofya, Sanat tarihi, mimarlık, ve dinsel açılardan dünyanın önde gelen yapılarından biri konumundadır. Bu yaşta ve bu büyüklükte zamanımıza gelebilmiş sayılı eserlerdendir. Eski adı Hagia Sofia olup Türkler tarafından Ayasofya olarak adlandırılmıştır.Küçük ölçülerdeki ahşap çatılı ilk yapı 4. yy. ikinci yarısında Büyük Konstantin’in oğlu Konstantinus zamanında yapılmıştı.



"Hagia Sophia""Ayasofya" İstanbul

404 yılında, bir isyan sırasında yanan ilk yapının yerine, daha büyük ölçülerde inşa edilen 2. kilise 415 yılında törenle açılmıştı. 532 yılında Hipodromda yapılan bir araba yarışı sonucu çıkan kanlı isyan on binlerce şehirlinin ölümüne ve pek çok binanın yakılmasına sebep olmuştu. “Nika” isyanı diye bilinen ve İmparator Justinyen'e karşı gelişen bu isyanda Ayasofya Kilisesi de yakılmıştı. İsyanı zorlukla bastıran İmparator Justinyen “Adem’den beri hiçbir devirde görülmemiş ve görülmeyecek” bir ibadethane yapmak için harekete geçti. Önceki bazilikanın kalıntılarının üzerine 532 yılında yapılmaya başlanan, Hıristiyanlık âleminin bu en büyük kilisesi beş yılda tamamlanarak, 537’de merasimlerle açıldı. İmparator hiçbir masraftan kaçınmayarak devlet hazinesini mimarların önüne saçtı. (Tralles’li Anthemius ile matematikçi, Miletoslu İsidorus) Kubbe inşaatı Roma mimarisi tarafından geliştirilmiştir, Bazilika planı da eski devirlerden beri tatbik edilmekte idi. Yuvarlak yapıların üzerleri çok büyük ölçüde kubbe ile örtülebilmişti. Ancak Justinyen Ayasofya’sındaki gibi dikdörtgen bir mekan ortasında, dev ölçüde bir merkezi kubbe yapımı, mimarlık tarihinde ilk kez deneniyordu. Rahiplerin koruyucu duaları okumaları devam ederken, İmparatorluğun hemen her yerinde mevcut olan erken devir kalıntılarından getirtilen çok sayıda ve değişik mermer parçaları, sütun yapıda kullanıldı.

Ayasofya bir 6yy. Bizans devri eseri olmakla beraber, daha öncesinde bir örneği olmayan, sonraki devirlerde de taklit edilmeyen Roma mimari geleneğine bağlı bir “Deneme” dir. Dış ve iç görünüşteki tezat ve iri kubbe Roma’nın mirasıdır. Dış görünüş zarif değildir, oranlara dikkat edilmemiş, bir kabuk gibi yapılmıştır. Bunun tersine iç görünüm saray gibi görkemlidir, göz alıcıdır; yapı, dev bir “İmparatorluk” eseridir. Açılış merasiminde heyecanına hakim olamayan İmparator atların çektiği arabası ile içeriye dalmış, Tanrıya şükür ederek, Süleyman Peygambere üstün çıktığını haykırmıştı. Bazilika etrafını çevreleyen yüksek binaları ile büyük bir dini merkez olarak gelişmişti. Bizans İmparatorları ile Doğu Hıristiyan kilisesinin yüzyıllar sürecek çekişmeleri için sahne artık hazırdı. Eşsiz ve üstünlüğüne rağmen yapının hayati önemde hataları vardı. En önemli mesele kubbenin iriliği ve yan duvarlara yaptığı basınç idi. Böylesine bir kubbenin ağırlığının temellere aktarılması için lazım olan mimari unsurlar o devirde henüz tam gelişmemişti. Yanlardan dışa doğru eğilen duvarlar orijinal, basık kubbenin 558 yılında yıkılmasına şahit oldular. Yapılan ikinci kubbe daha yüksek ve daha küçük çaplı tutulmuştu. Bu kubbenin de yarıya yakın kısmı 10 ve 14 yy'’arda 2 defa daha çökmüştür.
Ayasofya her devirde hazineler dolusu sarflar yapılarak ayakta tutulabilmiştir.
Türk’lerin şehri 1453 yılında fethetmeleri, harap durumdaki Ayasofya’nın derhal camiye çevrilerek kurtarılmasına sebep olmuştur. Türk mimarı Koca Sinan’ın 16.yy.da eklediği payanda duvarları, 19. yy. ortasında Mimar Fossati kardeşlerin ve 1930’dan itibaren yapılan diğer restorasyonlar ve kubbenin demir kuşak ile çevrilmesi önemli tamirlerdi. 2000 li yılların restorasyonları, mevcut madeni portatif iskele ile daha seri yapılabilecektir. Ayasofya 916 yıl baş kilise ve 477 yıl cami olarak, aynı tanrıya inanan 2 değişik dinin hizmetinde olduktan sonra Atatürk’ün emri ile müze yapılmıştır. 1930-1935 yılları arasında ortaya çıkartılıp temizlenen bir kısım mozaikler Bizans'ın önemli sanat eserleri arasında yer alırlar.

"Google Osman"

12 Temmuz 2006

Zidane Materazzi'ye kafa attı! Videoyu izle

2006 Dünya Kupası finalinde Fransa-İtalya maçında Zidane, Matterazzi'ye kafa attı ve kırmızı kart gördü. Zidane'a hiç yakıştırılamayan bu hareket, kariyerinin sonunda sevenlerini üzdü. Zidane 1998 fianlinde Brezilya'ya attığı 2 kafa golüyle dünya yıldızı olmuştu şimdi de attığı kafayla farklı gündem yarattı.Zidane'ın Matterazzi'ye attığı kafayı izleyebileceğiniz Zidane videosu aşağıda.





"Google Osman"